Yeter Garanti Bankası yeter

Orjinali Yıldırım Demirören’e yapılan bu tezahuratı çok seviyorum. Zaten en güzel de onun ismine uyuyor. Büyüklerimizin bir sözü vardır: “Arkadaşlık güzel şeydir. Araya para girmediği sürece sonsuza kadar devam eder.” İşte bu yüzden ben Garanti Bankası ile bir türlü arkadaş olamıyorum.

Bankamatikte 70 TL olmaz mı?
Bugün Garanti Bankasından 70 TL çekemedim. Çünkü Garanti Bankasın’da bulunan Pamuk “uyuyan” cüceler, 3 adet bankamatik cihazı bulunan şubede, uykuya dalmış, bütün paranın son kuruşuna kadar bitmesini bekliyorlardı. Üstelik bankamatiğe para çekeceğimi baştan söylüyorum. Bana “Para yok” uyarısı vermesi gerekirken, “ne kadar” istediğimi soruyor. Sanırım 10 TL felan istemem gerekiyordu.

Alternatif aranıyor
Bugün yaşadığım bu durum acil olan işimi halledemediğim gibi bana çok büyük bir zaman kaybı da oluşturdu. Zaten Garanti Bankası “Hiç bir zaman affetmeyeceğim” firmalar listesinde. Mecbur kaldığım için kullanıyorum. Ama artık yeter. Hesap ayarlamalarını yapıp farklı bir bankaya geçeceğim.

Daha önceden sabıkalıydı
Garanti’nin hizmetleri ve servislerini konuştuğumuz zaman ne kadar iyi olduğunda herkes hem fikir. Fakat bu tür durumlar sürekli yaşanmakta. Daha önce de sistem arızası nedeni ile hesabım dondurulmuş ve 2 hafta boyunca her türlü işkenceye maruz bırakılmıştım. Ardından yapılan tek açıklama ise “Özür dileriz, sistem arızası.” olmuştu.

Arif Sinan ünlü mü ünsüz mü?

Ben HastayımBüyüklerimizin çok güzel bir sözü vardır: Haklıysanız sakin olmayı başarabilirsiniz. Bu söz çok önemli ve çok güzel bir söz. Yaşadığım bir çok olayda, insanların bana neden bağırdıklarını bu sözü düşünerek anlayabiliyorum. Arızalanan 7 parçasıyla birlikte Acer markalı bilgisayarımdan çok defa bahsettim. Yakın zamanda bu süreç sonuçlanmıştı.

Hiç gerek yoktu ama...
Adli sürecin başlangıcında Gold Bilgisayar’ın bir suçu olmamasına karşın, devam eden süreçte avukatların ilgisizliğinden dolayı bu firmaya karşı da güvenim kalmadı. Öyleki servisten verilen "7 adet parça değişmiştir." fişleri üzerine, mahkeme tebligatından sonra görüştüğüm avukatların “Hiç gerek yoktu, biz sizinle ilgileneceğiz.” sözleri, icra davası sonucunda da tekrarlandı. Ama sonuç olarak hakkımı almam için haciz davası açmam gerekti.

Haklıysan sakin olmayı başarabilirsin
Gold Bilgisayara yapılan haciz işlemleri sırasında yaşanan bir olay, bana tekrar “Haklıysan sakin olmayı başarabilirsin.” sözünü hatırlattı. Kaybetmenin verdiği hüznü kaldıramayan bir yetkili , “Benimle ilgilenmediniz.” şeklindeki sözüme karşılık, kendini bana ve üstlerine karşı ispatlama adına, güvenlik görevlilerinden bina dışına çıkarılmamı istedi. İnsanları ve hayvanları üzmeyi sevmediğimden, kendisini üzmeden dışarıya çıktım.

Kendisine bir kez daha taş attı
Ama Gold Bilgisayar bu hareketiyle kendisine bir kez daha taş attı. Çünkü ben her ne olursa olsun bir müşteriyim ve haciz yoluyla aldığım bu parayı bilgisayar almak için tekrar Gold Bilgisayar’da harcayabilirdim. Kaldı ki bu para onların cebinden de çıkmayacak. Sonuçta asıl sorumlu olan Acer bu masrafları karşılayacak. Sanırım bunu kabul etmek zor oluyor.

Saya saya ve seve seve ödedi
İcra dairesindeki tüm memurlar, parayı hemen tahsil edeceğimizden emin oldukları için benim dosyamı almak istediler. Fakat yaşanan durum karşısında haciz memuru da şaşırmıştı. Hareketlerine karşılık gelen kelimeyi yüzüne karşı ifade ettiğimde, bunu “tutanaklara” geçirme çabası içine giren ve bu çabası boşa giden ünlü avukat, sonuç olarak 1.900 TL’yi saya saya ve seve seve ödedi.

Kaybedenler ve kazananlar listesi
Gold Bilgisayar kaybetti – Teknosa kazandı
Acer kaybetti – Sony kazandı
Arif Sinan kaybetti – Ahmet Selman kazandı

Not: Yazıda geçen olaylar ve karakterler tamamen hayal ürünüdür.

Konuyla ilgili yazılar:
Seve seve ödemezsen, saya saya ödersin.

Apple iPod Shuffle

Apple iPod ShuffleBu cihaz hakkında en ayrıntılı açıklamaları gittigidiyor internet sitesinde kullanıcı yorumlarından okumuştum. Orada yapılan ve daha sonradan yanlış olduğunu gördüğüm açıklamalara rağmen cihazı aldım. Cihaz hakkında bilinen tüm yanlışları ve bilinmeyenlerin hepsini yazacağım. Sorularınızı yorum olarak eklerseniz en geç bir ay içerisinde cevaplarım :)

Güzel olan özellikleri: (Eklenecekler var)

  • Gerçekten çok küçük ve çok şık. Kimse onun bir müzik çalar olduğuna inanmıyor.
  • Kulaklık girişinden, bilgisayarın USB girişine bağlanması.
  • Ses ve kulaklık kalitesi. Daha önce Creative Zen kullanıyordum. Anlaşılacak derecede fark var.
  • Her şarkı için tek tek ekolayzır ayarı
  • Bir şarkıyı kaç kere dinlediğinizi sayması (Benim için en önemlisi)

Hoşuma gitmeyen özellikleri: (Eklenecekler var)
  • Kulaklığın cihazdan daha değerli olması. Kulaklıktan kontrol edildiği için, zarar görmesi durumunda yandınız. Orjinal kulaklık şuan 100 TL.
  • iTunes dışında satın aldığınız lisanslı müzikleri desteklememesi
  • iTunes'in Türkiye desteği olmaması
  • Cihazdan, bilgisayar yönüne doğru müzik aktarımı yapılamaması
  • Uzun şarj süresi
  • Sesli bilgilendirme (sesli kontrol de olmalıydı)
Başlangıç
Cihaza müzik yüklemek için bilgisayarınızda iTunes kurulu olmalıdır. iTunes, Apple’ın sitesinden indirilebilir. Artık iPod kullanacağınız için, bilgisayarınızdaki müzikleri de iTunes üzerinde dinlemeniz daha iyi olacaktır. Çünkü iTunes üzerinde yaptığınız herhangi bir değişiklik, senkronize sonrası iPod’unuzda da geçerli oluyor.

Müzik yükleme
Cihaza müzik yükleyebilmek için bilgisayarınızda iTunes kurulu olmak zorundadır. Cihaza sadece kendi bilgisayarınızdan müzik yükleyebilirsiniz. Cihaza yüklediğiniz müzikleri farklı bir bilgisayar aktaramazsınız. Farklı bir bilgisayar müzik aktarmak için müzik dosyalarını USB bellek özelliği üzerinden paylaşabilirsiniz. Cihaz USB bellek kısmında yer alan müzik dosyalarını otomatik olarak algılayıp çalmaz. Sadece iTunes üzerinde oluşturduğunuz müzikleri çalar.

Klasörler yerine çalma listeleri
iPod’ların en güzel özelliklerinden biri de bu. Diğer müzik çalarların aksine, cihaz içerisine klasör yerine, iTunes içinden çalma listeleri oluşturuyorsunuz. Cihaz içerisinde ana müzik havuzu var ve bu havuz içerisinden aldığınız parçaları istediğiniz çalma listesine koyabiliyorsunuz. Bununla birlikte otomatik/akıllı çalma listeleri de oluşturabilirsiniz. iTunes’in bu özelliği ile, mesela “En çok dinlediğim 20 şarkı listesi” şeklinde özel bir liste oluşturabilir ve siz cihaz içerisindeki parçaları dinledikçe iPod’un otomatik olarak bu listeyi güncellemesini sağlayabilirsiniz.

Havuz sistemi avantajı
Havuz sisteminin bir diğer avantajı da, birden fazla çalma listelesine eklediğiniz bir parçanın, bellek üzerinde sadece tek bir parça olarak yer kaplaması. Mesela Candan Erçetin’den Bahar şarkısını hem "En çok dinlediğiniz" çalma listesine hem de "Candan Erçetin" çalma listesine koydunuz. İşte Bahar şarkısı iki listede yer almasına karşın sadece tek bir şarkı olarak yer kaplıyor. Oysaki klasör sistemi olan diğer müzik çalarlarda bu parça iki kere yer kaplayaktı.

Akıllı / Otomatik listeler
Cihaz içerisine istediğiniz kadar çalma listesi oluşturabilirsiniz. Akıllı listeler için ise onlarca kriter seçebilirsiniz. Bu akıllı listeler çok abartılı olduğu için bir kaç örnek veriyorum: Mesela uzunluğu 5 dakikadan fazla olan şarkılar listesi, 3 yıldız verdiğim şarkılar listesi gibi. Bu listeleri yaptıktan sonra, siz iPodunuza şarkı yükledikçe ve dinledikçe, listeler otomatik olarak değişiyor. Bu çok önemli bir özellik.

Şarj hakkında
Cihazı herhangi bir bilgisayardan şarj edebilirsiniz. Şarj etmek için iTunes kurulu olması gerekmez. iTunes kurulu değilse, pilin tam dolduğunu yeşil ışık yandığında anlarsınız. 2-3 saat içerisinde pil tam şarj oluyor. Pilin dörtte biri kaldığında, cihazı açtığınızda size Pil az şeklinde sesli bir uyarı veriyor.

Yazının devamında neler anlatılacak?
Cihaz ile ilgili yanlış bilinenler
Sizden gelen sorular ve cevapları
Kulaklık kontrolü
Sesli bildirimler
Lisanslı müzik kullanımı
Kullanırken dikkat edilecek noktalar

Seve seve ödemezsen saya saya ödersin

Yaklaşık 9 ay önce bilgisayarımdaki 7 parçanın değişmesi üzerine Gold Bilgisayar’a dava açmış ve paramın geri iade edilmesini istemiştim. Davayı kazanmama rağmen Gold Bilgisayar parayı vermekten çekinmiş ve icra yoluna başvurmuştum. Yasal ödeme süresi sonunda da parayı ödemediklerini görünce son çare olarak haciz işlemleri başlattım.

Ve dün (29.01.2010) bu uzun süren yolculuğun sonuna gelindi.
Gold Bilgisayar seve seve ödemediği parayı, haciz memurunun eline saya saya ödedi.

Saya saya ödetirler adama :)
Fatura bedelinin üzerine, mahkemede, icra müdürlüğünde ve haciz işlemleri sırasında harcadığınız tüm parayı firmadan alabiliyorsunuz. Ayrıca bu paranın yasal faizini de isteyebiliyorsunuz. Haklıysanız lütfen hakkınızı arayın ve firmaların tüketicileri mağdur etmelerini engelleyin.

Hakkınızı sonuna kadar arayın
Hiçbir yasal kararı dikkate almayan ve her seferinde ilgileneceklerini söyleyerek beni oyalayan Acer ve Gold Bilgisayar firmaları, bu tür sonuçlarla karşılaştığında, mağdur duruma düşen müşterileri için daha hassas davranacaklardır.

Tek yapabildikleri şey saygısızlık olsa gerek
Haciz işlemleri sırasında saygısızlık yapan firma çalışanları umarım egolarını tatmin etmişlerdir. Bu hareketlerini kaybetmenin verdiği hazımsızlık olarak görüyorum. Bu yaptıkları ile kendilerine taş atmışlardır. Gold Bilgisayar benim ve çevrem için bitmiştir.

Konuyla ilgili bağlantılar:
Arif sinan ünlü mü, ünsüz mü?

Anne biz ne zaman yaşlanırız?

Sıcak bir yaz günüydü. İşe gitmek için saat 12:00’de yola çıkmış :) ve yine yanlış otobüse binmiştim. Durağa geldiğimde 1B yerine hep 12’ye biniyorum. Bu bende okuldan kalan bir alışkanlık oldu. Otobüs geliyor ve ben de diğer insanlar gibi biniyorum. Sonra Kadıköy üzerinden tekrar Altunizade. İşe giderken kafamda yeni fikirler olduğu için bazen böyle karışıklıklar oluyor.

Kaptanın arkaya doğru ilerler misiniz demesini beklemeden arka sırada karşılıklı oturan iki küçük kız gördüm ve onların yanına gittim. 6-7 yaşlarında iki küçük genç kız. Çok komiklerdi. Bu komiklik otobüse orta yaşlı bir hanımefendinin binmesiyle annnelerine de bulaştı.

1.Perde
Otobüse binen kadın arkaya doğru ilerleyip yanımıza gelince, bu küçük kızların annesi de:
- “Hadi kızım gelenlere yer verin.” dedi.
Kızlardan biri hemen cevap verdi:
+ ”Hayır, ben kalkmam.” Diğeri de ona katılınca anne şöyle dedi:
- “Ama bakın teyzeye yer verin, yaşlı o yazık hadi.”

Ben olayı radyodan dinlerken bir anda aramı dönerek artık uzun süre yaşamayacağını düşündüğüm anneye doğru döndüm ve görüntülü olarak görüşmeye başladım. İki kadının da yüz ifadesi Pazartesi, Salı ve Çarşamba pazarına dönmüştü. Biri söylediği şeyin nasıl anlaşıldığını, diğeri de duyduyu şeyin anlamını kafasında sorguluyordu. Orta yaşlı kadın bu sözler üzerine çok utandı ve yüzü kıpkırmızı oldu.

Anne ise reytingleri artırma adına otobüstekiler tarafından izlenme rekorladı kıran ikinci cümleyi söyledi:

- “Bakın siz de bu teyze gibi olunca size de kimse yer vermez.“

Bu cümle üzerine kızlardan biri:
+ Anne biz ne zaman yaşlanırız diye sordu.

Bu soruya ayaktaki kadın ve kızların annesi derin bir of çektikten sonra
- Kızım bunun bir zaman yok. Gözlerini bir açarsın bakarsın yaşlanmışsın. Hadi kalkın yer verin.

Bu cevabu mantıklı bulmayan iki küçük kızdan biri
+ “Biz daha genç kız olacağız, daha küçüğüz biz, çok var daha.” diyerek herkese tebessüm ettirdi.

Sonuçta kızlar yerinden kalkmadı ve anneleri bu cevap üzerine yerinden kalkarak ayaktaki kadına yer verdi ve ekledi:
- “Ben size eve gidince gösteririm.”